<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam Rehberi &#187; Hastalıklar</title>
	<atom:link href="http://www.ilkben.org/kategori/hastaliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilkben.org</link>
	<description>olmaya devlet cihanda bir nefes sihhat gibi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 22:20:15 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Domuz gribi nedir ? Nasıl önlemler alınmalıdır ?</title>
		<link>http://www.ilkben.org/domuz-gribi-nedir-nasil-onlemler-alinmalidir/</link>
		<comments>http://www.ilkben.org/domuz-gribi-nedir-nasil-onlemler-alinmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 22:20:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz gribi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribi temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribinden korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[domuz gribinin bulaşması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkben.org/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.
Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.
Domuz gribi A(H1N1) virüsü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-191" href="http://www.ilkben.org/domuz-gribi-nedir-nasil-onlemler-alinmalidir/grip-3/"><img class="alignleft size-full wp-image-191" title="grip" src="http://www.ilkben.org/wp-content/uploads/2009/11/grip1.jpg" alt="grip" width="280" height="259" /></a>Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.</p>
<p>Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.</p>
<p>Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.</p>
<p><strong>Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri;</strong><br />
Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:<br />
Ateş,<br />
Öksürük,<br />
Boğaz ağrısı,<br />
Yaygın vücut ağrısı,<br />
Baş ağrısı,<br />
Üşüme ve<br />
Yorgunluk<br />
gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir.<span id="more-189"></span></p>
<p>Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. Grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadır. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir.</p>
<p>İçme, kullanma ve havuz sularıyla bulaşma gösterilmemiştir.</p>
<p>Domuz gribinin tedavisi veya bu hastalıktan korunmak için doktor kontrolünde kullanılabilecek ilaçlar mevcuttur. Bu ilaçlar doktor tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır.</p>
<p>Kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar.</p>
<p>Daha çok hangi yüzeyler bulaşma kaynağıdır?<br />
Öksürük ve hapşırma yoluyla, hasta kişinin tükürük zerrecikleri havaya yayılarak sandalye, masa gibi yüzeylere bulaşabilir. Kişi virüsün bulaştığı bir yere dokunduktan sonra ellerini ağzına, gözlerine veya burnuna sürerse virüs bulaşabilir. Bu yüzeylerde virüsün ne kadar süreyle canlı kalabileceğini etkileyen ısı, nem oranı, yüzey niteliği gibi pek çok faktör söz konusudur. Hasta kişinin temasının olduğu bu yüzeylere dokunulmamalı, herhangi bir sebeple dokunulduysa eller yıkanmalıdır.</p>
<p>Grip virüsünün yayılmasını önlemek için, yüzeylerin (masalar, kapı kolları, banyo yüzeyleri, mutfak tezgahı, oyuncaklar vb) günlük temizlikte kullanılan deterjanlarla temizlenmesi yeterlidir. Günlük kullandığımız temizlik maddeleri dışında klor, hidrojen peroksit, iyotlu antiseptikler ve alkol gibi bazı kimyasal maddeler de etkilidir.<br />
Hastalara ait çarşaf, çamaşır, havlu ve kap kacağın ayrı olarak yıkanmasına gerek yoktur. Ancak, bu eşyalar yıkanmadan başkası tarafından kullanılmamalıdır. Bu çarşaflar mümkün olduğunca elle temas edilmeden taşınmalı ve yıkanmalıdır. Hastanın çarşafları, çamaşırları değiştirildikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla yıkanmalıdır. Hastaya ait kap kacak ya bulaşık makinesinde ya da elde deterjan kullanılarak yıkanmalıdır.</p>
<p>Domuz gribinden korunmak için aşı yaptırılmalıdır.<br />
Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:</p>
<p>-Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.<br />
-Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir.<br />
-Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.<br />
-Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.<br />
-Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz.<br />
-Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.<br />
-Hastalıktan korunmak için ellerimi nasıl yıkamalıyım?<br />
-Ellerinizi 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkamalısınız. Su ve sabuna ulaşamadığınız yerlerde alkol içeren el antiseptikleri kullanabilirsiniz. Şekillerle el yıkamayı görmek için tıklayınız.</p>
<p>Domuz gribi şüpheli bir kişi ile temastan sonraki 7 gün içinde kendinizde yukarıda sıralanan hastalık belirtileri olduğunu hissederseniz hemen bir doktora başvurmalısınız. Doktorunuz herhangi bir teste ya da tedaviye ihtiyacınızın olup olmadığına karar verecektir.<br />
Eğer hastalandıysanız veya hastalık belirtilerini gösteriyorsanız evde istirahat ediniz ve çevrenizdeki kişilerden de onlara bulaştırmamak için uzak durunuz.</p>
<p><strong>Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler;</strong></p>
<p>Zor nefes almak veya nefes darlığı<br />
Bilinç bulanıklığı<br />
Sık ve uzun süreli kusma</p>
<p><strong>Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler;</strong></p>
<p>Hızlı veya zor nefes alma<br />
Vücutta solgunluk ya da morarma<br />
Beslenememe<br />
Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil<br />
Huzursuzluk<br />
Ateşle beraber döküntü görülmesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkben.org/domuz-gribi-nedir-nasil-onlemler-alinmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astımdan korunma yolları</title>
		<link>http://www.ilkben.org/astimdan-korunma-yollari/</link>
		<comments>http://www.ilkben.org/astimdan-korunma-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jan 2009 23:25:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[adil can güngen]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[astım nedir]]></category>
		<category><![CDATA[astım tanısı]]></category>
		<category><![CDATA[astımdan korunma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[atopi]]></category>
		<category><![CDATA[doktor kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[dünya sağlık örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[gögüs hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[medical park fatih hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[risk faktörleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkben.org/?p=102</guid>
		<description><![CDATA[Kaloriferlerin yakıldığı, halıların serildiği, battaniyelerin ve yünlü giysilerin çıkarıldığı kış aylarında astım da tetikleniyor!
Ancak bazı basit önlemlerle astım ataklarından korunmanız mümkün. Örneğin; güçlü kokulardan, parfümlü sabun, şampuan, losyon ve tütsülerden uzak durun. Tüylü koltukları, minderleri ve fazla yastıkları kaldırın. Yatak takımlarınızı toz geçirmeyen, fermuarlı nevresim takımlarıyla kaplayın.
Medical Park Fatih Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Adil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-103" href="http://www.ilkben.org/astimdan-korunma-yollari/astim/"><img class="alignleft size-full wp-image-103" title="astim" src="http://www.ilkben.org/wp-content/uploads/2009/01/astim.jpg" alt="astim" width="225" height="225" /></a>Kaloriferlerin yakıldığı, halıların serildiği, battaniyelerin ve yünlü giysilerin çıkarıldığı kış aylarında astım da tetikleniyor!</p>
<p>Ancak bazı basit önlemlerle astım ataklarından korunmanız mümkün. Örneğin; güçlü kokulardan, parfümlü sabun, şampuan, losyon ve tütsülerden uzak durun. Tüylü koltukları, minderleri ve fazla yastıkları kaldırın. Yatak takımlarınızı toz geçirmeyen, fermuarlı nevresim takımlarıyla kaplayın.</p>
<p>Medical Park Fatih Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Adil Can Güngen; modern hayatın önemli bir sağlık sorunu haline gelen astım hastalığıyla ilgili bilinmesi gerekenleri ve alınabilecek pratik önlemleri anlattı:</p>
<p><strong>Astım nedir?</strong><br />
Astım; hava yollarının kronik, infilamatuar bir hastalığıdır. Duyarlı kişilerde; ataklar halinde seyreden nefes darlığı, hırıltılı solunum, öksürük ve göğüste sıkışma hissi ile seyreder. Şikayetler kendiliğinden düzelebilir, giderek şiddetlenebilir ya da ilaçlarla ortadan kalkabilir. Bu inflamasyonun oluşmasında genetik ve çevresel faktörler rol oynar. En önemli genetik risk faktörü alerjidir (atopi).<br />
<span id="more-102"></span><br />
<strong>Görülme sıklığı nedir?</strong><br />
Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün (WHO) verilerine göre; dünyada yaklaşık 300 milyon kişinin hastalığı olan astım, en fazla çocukları etkiliyor. Modern hayatın önemli bir sağlık sorunu haline gelen astım; hem gelişmiş, hem de gelişmekte olan ülkeler için önemli bir halk sağlığı sorunudur. Ülkemizde yapılan araştırmalarda, nüfusun yaklaşık yüzde 5&#8242;inin astım hasta olduğu ortaya çıkmıştır.</p>
<p><strong>Astım tanısı nasıl konur?</strong><br />
Astım tanısının temeli, hastanın öyküsüne dayanır. Hastalar, şikayetlerini tipik olarak; ataklar halinde seyreden ve özellikle geceleri şiddetlenen hırıltılı solunum, nefes darlığı, öksürük, göğüste sıkışma hissi ile tarif ederler. Grip veya üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası ortaya çıkan öksürüğün üç haftadan uzun sürmesinden ya da her geçirdikleri gribal enfeksiyonun göğse inmesinden yakınabilirler. Bazen hastalık, sadece inatçı öksürükle dahi seyredebilir. Astım semptomlarının özelliği, tekrarlayıcı olmasıdır. Bazı etkenler hastalığı provoke edebilir. Mesela irritan (tahriş edici) gazlar (sülfür dioksit, karbon monoksit), alerjenler, egzersiz, virüsler, enfeksiyonlar, ilaçlar ve stres hastalığı provoke eden nedenlere örnek gösterebilir. Tanı ve değerlendirmede hastalara solunum fonksiyon testi ve PEFmetre ölçümleri yapılır. Özellikle çocuklarda basit egzersiz testi uygulanabilir. Bazı hastalara ise &#8216;nonspesifikbronş provakasyon&#8217; testi uygulanabilir.</p>
<p><strong>EYLÜL VE EKİMDE GRİP AŞINIZI YAPTIRIN</strong></p>
<p><strong>Nasıl tedavi edilir?</strong><br />
İlk yapılması gereken; hastalığı tetikleyen risk faktörlerinden ve provoke eden etmenlerden kaçınmaktır. Hastalığın tedavisinde kontrol edici ve semptom giderici ilaçlar mevcuttur. Hastalığın ağırlığına, hastanın kliniğine ve solunum fonksiyon testlerine göre tedavi düzenlenmektedir. Astım hastalarının (yıllık 2-3 kez) düzenli kontrollerini de ihmal etmemesi gerekir. Kontrol altına alınmış astımlı bir hastada, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları hastalığın semptomlarını alevlendirebilir. Bu nedenle astım hastasının her yıl eylül ve ekim aylarında grip aşısı olması gerekir.</p>
<p><strong>Risk faktörleri nelerdir?</strong><br />
&#8221; Atopi: Kişinin alerjik bozukluk geliştirmesine yol açan kalıtımsal ve yapısal özellikler<br />
&#8221; Sigara: Astımın en büyük tetikleyici risk faktörüdür.<br />
&#8221; Alerjenler<br />
&#8221; Solunum yolu enfeksiyonları<br />
&#8221; Mesleksel uyaranlar ve hava kirliliği: Sürekli duman ve kimyasal partiküller gibi dış etkenlere maruz kalanlarda hastalığın ortaya çıkması beklenebilir.</p>
<p>Ailenizde astımlı bir kişi olduğunu biliyorsanız, bebeğinizde astım başlamaması için hangi önlemleri almalısınız?<br />
&#8221; Gebelik sırasında sigara içmeyin.<br />
&#8221; Doğumdan sonra da bebeğinizden ve evinizden sigara dumanını uzak tutun.<br />
&#8221; Bebeğinizin yatağına özel toz geçirmeyen örtü örtün.<br />
&#8221; Kedi ve diğer tüylü hayvanları evinizde barındırmayın.</p>
<p><strong>ASTIM HASTALARININ ALABİLECEĞİ 15 ÖNLEM</strong></p>
<p>1- Astım atağını başlatan eşyaları (tüy ve hav bırakan pelüşlü eşyalar, toz tutabilecek yapıda perdeler) evinizden uzak tutun.<br />
2- Astımlı birçok kişi tüylü hayvanlara alerjiktir. Bu tür hayvanlarınız varsa dışarıda tutun.<br />
3- Hayvanların yatağa çıkmasına veya yatak odasına girmesine izin vermeyin.<br />
4- Sigara içmeyin. İçiyorsanız da, bırakmak için yardım alın.<br />
5- Güçlü kokuları evden uzak tutun. Parfümlü sabun, şampuan veya losyonlardan kaçının. Tütsülerden uzak durun.<br />
6- Astımlı kişinin yatak odasında özel düzenlemeler yapın.<br />
7- Halı ve kilimleri kaldırın. Bu tip materyaller tozu ve küfü çekerler. Parke veya kalebodur gibi toz tutmayan zemin döşemeleri tercih edin.<br />
8- Tüylü koltukları, minderleri ve fazla yastıkları kaldırın. Bunlar toz toplarlar.<br />
9- Yatak takımlarınızı toz geçirmeyen ve fermuarlı nevresim takımları ile kaplayın.<br />
10- Kuş tüyü ya da samandan yapılmış yastık, döşek kullanmayın. Elyaf malzemeli özel astım yastık ve yatak takımları kullanılabilir.<br />
11- Çarşaf ve nevresim takımlarını sık sık, çok sıcak suda yıkayın ve güneşte kurutun.<br />
12- İçerdeki havayı temiz ve taze tutmak için pencereleri açın.<br />
13- Yemek pişirirken oluşan buhar ve güçlü kokulara karşı pencereleri olabildiğince açın.<br />
14- Pişirme sırasında odun ateşi veya gaz ocağı kullanıyorsanız; oluşan dumanın çıkması için pencereyi sürekli, bir miktar açık tutun.<br />
15- Dışarıdaki hava egzoz gazı, araba, fabrika dumanı veya çiçek ve ağaç polenleri ile kirlenmiş ise pencerelerinizi kapalı tutun.</p>
<p><strong>BU İŞLERİ ASTIM HASTASI EVDE YOKKEN YAPIN!</strong></p>
<p>&#8221; Süpürge, elektrikli süpürge ve toz bezi ile temizlik yapmak<br />
&#8221; Boya &#8211; badana yapmak<br />
&#8221; Böcek ilacı olarak sprey, filit vs. yapmak<br />
&#8221; Güçlü temizleyiciler kullanmak<br />
&#8221; Çok kokan yiyecekler pişirmek</p>
<p><strong>DOKTOR KONTROLÜNDE SPOR YAPILABİLİR</strong></p>
<p>Astım semptomları genellikle egzersizi takip eden birkaç dakika içinde gerçekleşir. Bu nedenle; yıllarca astımı olan kişilerin spor yapmamaları gerektiğine inanılmıştı. Oysa doktorunuzun kontrolü altında yavaş bir tempo ile başlayarak 30 dakikalık aerobik ya da egzersiz yapmak uygun olabilir. Egzersiz hareketlerine eş değer olarak yapılacak orta mesafeli yürüyüşler veya havuzda yüzmek de alternatif spor faaliyetleri arasında görülebilir. Düzenli spor aktiviteleri, çocuk yaştaki astım hastalarının akciğer gelişimine olumlu katkı sağlar. Bir spor programına başlamadan önce doktora mutlaka danışılmalı; spor yapılan süreç içerisinde ne tip semptomların geliştiğini bilmek, doktorunuzun sizin için en iyi egzersiz planını yapması konusunda yardımcı olacaktır. Örneğin; doktorunuz, egzersiz süreçlerinde yaşadığınız değişimlere göre ilaçlarınızı değiştirebilir ve ilaç alım zamanlamanıza karar verebilir.</p>
<p><strong>KLİMALARIN FİLTRELERİNE DİKKAT!</strong></p>
<p>Düzenli bakımı yapılmayan araç ve kapalı alan klimalar; küf mantarlarının, bakterilerin ve tozların birikmesine bağlı olarak, astım hastalığının alevlenmesine neden olur. Bu nedenle; cihazların periyodik filtre bakımlarının yapılması, astım hastaları için önem taşır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkben.org/astimdan-korunma-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıl Dönmesi</title>
		<link>http://www.ilkben.org/kil-donmesi/</link>
		<comments>http://www.ilkben.org/kil-donmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2009 22:54:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[akıntı]]></category>
		<category><![CDATA[doktordan utanmak]]></category>
		<category><![CDATA[erken tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kıl]]></category>
		<category><![CDATA[kıl dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kıllı]]></category>
		<category><![CDATA[oturanlarda kıl dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[oturmak kıl dönmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkben.org/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Sandalye veya koltuk üzerinde uzun süreli oturanlarda, kıl dönmesi hastalığı riskinin yüksek olduğu belirtildi.
Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk
Aksoy, yaptığı açıklamada, daha çok 15-25 yaş arasındaki erkeklerde görülen kıl dönmesi rahatsızlığının çok fazla bilinmediğini söyledi.
Genelde kıllı bir vücuda sahip erkeklerde görülmesine karşın 25 yaş üzerindekilerde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-84" href="http://www.ilkben.org/kil-donmesi/kildonmesi/"><img class="alignleft size-full wp-image-84" title="kildonmesi" src="http://www.ilkben.org/wp-content/uploads/2009/01/kildonmesi.jpg" alt="kildonmesi" width="192" height="234" /></a>Sandalye veya koltuk üzerinde uzun süreli oturanlarda, kıl dönmesi hastalığı riskinin yüksek olduğu belirtildi.</p>
<p>Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk<br />
Aksoy, yaptığı açıklamada, daha çok 15-25 yaş arasındaki erkeklerde görülen kıl dönmesi rahatsızlığının çok fazla bilinmediğini söyledi.</p>
<p>Genelde kıllı bir vücuda sahip erkeklerde görülmesine karşın 25 yaş üzerindekilerde, sarışın kadınlarda ve vücudu kıllı olmayanlarda da az da olsa bu hastalıkla karşılaşılabildiğini ifade eden Aksoy, “Daha çok orta hatta kuyruk sokumu üzerinde görülen kıl dönmesi, doğuştan veya sonradan cildin birleşmesi sonucu kıl yuvasının cilt altında kalmasıyla oluşuyor” dedi.<br />
<strong><br />
AĞRI, ŞİŞLİK VE AKINTI GİBİ BELİRTİLERLE ORTAYA ÇIKIYOR</strong></p>
<p>Aksoy, sürekli oturma pozisyonunda kalanlarda, halk arasında asker hastalığı olarak da bilinen kıl dönmesi hastalığı riskinin yüksek olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>
<p>“Vücudu kıl dönmesine yatkın olup da sürekli sandalye veya koltuk üzerinde oturanlarda, hastalık çok daha hızlı ilerleyebiliyor. Kıl dönmesi, ağrı, şişlik ve akıntı gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Bazı hastalarda kıl dönmesi olan bölgede küçük delikler oluyor. Akıntılar buradan geliyor. Bazı vakalarda bu delikler ve akıntılar olmayabiliyor. Hastalık belirtileri görüldüğünde doktora başvurulması çok önemlidir. Çünkü ne kadar erken müdahale yapılırsa tedavi süreci de de o kadar kısa olur. Ağrı ve hastalığın olduğu bölgede akıntı ile kendini gösteren kıl dönmesi, büyümeden tedavi edilmezse, genişleyerek ameliyatın ve tedavi sürecinin uzamasına neden olabiliyor.”</p>
<p>Kıl dönmesinin erken teşhisi halinde cerrahi dışı yöntemlerle de tedavi edilebildiğini anlatan Aksoy, kıl dönmesinin büyüklüğüne ve uygulanan cerrahi yönteme göre hastanın iyileşmesinin 2-3 hafta ya da 2-3 ayı bulabildiğini dile getirdi.Doç. Dr. Aksoy, özellikle yaz aylarında terlemenin enfeksiyona neden olarak hastalık riskini artırdığını belirterek, “Hastalıktan korunmak için hijyene dikkat edilmeli. Erken tedavi de çok önemli. Tıp artık gelişti. Bu hastalığın tedavisi kolay, ama saydığımız belirtileri fark eden hastalar zaman geçirmeden doktora başvurmalı” diye konuştu.</p>
<p>Bazı hastaların utandığı için doktora başvurmaktan çekindiğini ifade eden Doç. Dr. Aksoy, bunun çok yanlış olduğunu sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkben.org/kil-donmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Grip</title>
		<link>http://www.ilkben.org/grip/</link>
		<comments>http://www.ilkben.org/grip/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jan 2009 21:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[grib]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[grip hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[grip nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[grip nedir]]></category>
		<category><![CDATA[gripten kurtulma yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkben.org/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[Grip vakaları her geçen gün artıyor. Eskiden 1 hafta süren grip artık 1 aya yakın sürebiliyor.Prof. Dr. Müftüoğlu, gribe yakalanan kişinin iyileşme sürecinin artık eskisinden çok daha uzun olduğunu belirterek, bu durumun stresten kaynaklandığını söyledi.
&#8220;Grip artık insanları çok daha uzun süre yatağa düşürüyor. Çünkü insanların bağışıklık sistemi artık çok daha zayıf. olması. Yaşanan olaylar, hayat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-76" href="http://www.ilkben.org/grip/grip/"><img class="alignleft size-full wp-image-76" title="grip" src="http://www.ilkben.org/wp-content/uploads/2009/01/grip.jpg" alt="grip" width="250" height="250" /></a>Grip vakaları her geçen gün artıyor. Eskiden 1 hafta süren grip artık 1 aya yakın sürebiliyor.Prof. Dr. Müftüoğlu, gribe yakalanan kişinin iyileşme sürecinin artık eskisinden çok daha uzun olduğunu belirterek, bu durumun stresten kaynaklandığını söyledi.</p>
<p>&#8220;Grip artık insanları çok daha uzun süre yatağa düşürüyor. Çünkü insanların bağışıklık sistemi artık çok daha zayıf. olması. Yaşanan olaylar, hayat şartları, maddi kriz, yaşanan üzüntüler, duyulan kötü haberler bağışıklık sistemini zayıflatıyor.B u yüzden iyileşme süreci de gittikçe uzuyor.</p>
<p>&#8220;Nöroimmunomodulation&#8221; deyimini söylemek istiyoru. Bunun anlamı &#8220;Beyin bağışıklık sistemini organize ediyor&#8221; Beyinsel düşünce, ruhsal durumumuz, psikolojimiz çok etkiliyor. Mutsuz insan gribe çok daha kolay yakalanabiliyor. Mutsuz insan, stresli olan insanın bağışıklı sistemi zayıflıyor ve gribe çok daha kolay yakalanıyor.</p>
<p>Stres, kişinin el temasını artırıyor. Stresli insan gözünü, saçını daha fazla tutar. Bu da grip virüsünün daha fazla yayılmasını sağlıyor.</p>
<p>Diğer bir faktör ise çevre kirliliği. Türkiye her zamankindenn çok daha fazla kirli. Kaçak kömür, egzoz gazı bunlardan bazıları. Bu durumda insan sağlığını etkileyen faktörlerden.</p>
<p>Çevresel kirlilik her zamankinden daha fazla. Daha fazla kirlenmeye başladı. Herkesin bu konuda üzerine düşeni yapması hem çevre kirliliğini azaltacak hem de hastalık riskimizi daha aza indirecektir.</p>
<p>Diğer bir faktör ise  bu yıl toplu ulaşım araçlarının çok daha fazla kullanılması. Kalabalık yerlerde bulunma, kapalı alanlarda kalma, toplu taşıma araçlarında hapşırmak, öksürmek bunların hepsi gribe davetiye çıkartıyor.</p>
<p>Gribe yakalanan kişi bol bol istirahat etmeli, C vitamini, Meyve suyu ve nar çekirdeği yağı kullanmalıdır. En önemlisi istirahattir.</p>
<p>Eller günde en az 4-5 kez bol su ve sabunla yıkanmalıdır. Öpüşmekten de kaçının. Gripli olan bir kişiyle temasınız olduğunda ağzınızı burnunuzu kapamak yerine bol bol ellerinizi yıkayın&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkben.org/grip/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her unutkanlığı Alzheimer olarak alğılamayın.</title>
		<link>http://www.ilkben.org/her-unutkanligi-alzheimer-olarak-algilamayin/</link>
		<comments>http://www.ilkben.org/her-unutkanligi-alzheimer-olarak-algilamayin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jan 2009 15:24:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer başlanğıcı]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer şüphesi]]></category>
		<category><![CDATA[alzheimer tetkik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilkben.org/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde her unutkanlık Alzheimer ile karıştırılıyor. Peki Alzheimer teşhisi ne zaman konur?
Alzheimer teşhisi konulmuş bir kişiden ne tür davranışlar beklenebilir? Her unutkanlık Alzheimer başlangıcı mı? Anadolu Sağlık Merkezi&#8217;nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner, Alzheimer&#8217;ın erken belirtilerinden en yaygın olan 10 tanesini anlattı:
Alzheimer, gün geçtikçe ilerleyen bir hastalık. Alzheimer&#8217;a yakalanan bir hasta, zaman geçtikçe daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-53" href="http://www.ilkben.org/her-unutkanligi-alzheimer-olarak-algilamayin/alzhemier/"><img class="alignleft size-full wp-image-53" title="alzhemier" src="http://www.ilkben.org/wp-content/uploads/2009/01/alzhemier.jpg" alt="alzhemier" width="225" height="225" /></a>Günümüzde her unutkanlık Alzheimer ile karıştırılıyor. Peki Alzheimer teşhisi ne zaman konur?</p>
<p>Alzheimer teşhisi konulmuş bir kişiden ne tür davranışlar beklenebilir? Her unutkanlık Alzheimer başlangıcı mı? Anadolu Sağlık Merkezi&#8217;nden Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner, Alzheimer&#8217;ın erken belirtilerinden en yaygın olan 10 tanesini anlattı:</p>
<p>Alzheimer, gün geçtikçe ilerleyen bir hastalık. Alzheimer&#8217;a yakalanan bir hasta, zaman geçtikçe daha kötüleşir. Alzheimer,  normal seyrinde ilerledikçe, hasta gitgide çevresindeki kişilere daha bağımlı bir hale gelir. Bu durum Alzheimer&#8217;a yakalanan herkes için geçerlidir. Fakat belli bulgular ve bunların kişilerde kendilerini gösterme derecesi kişiden kişiye değişir.</p>
<p>Alzheimer&#8217;a yakalanan kişi, ilerlemenin her evresinde tüm bulguları göstermeyebilir. Örneğin, çoğu Alzheimer hastası, hayaller ve halüsinasyonlar gibi şiddetli psikiyatrik problemler geliştirir. Bu belirtiler genellikle Alzheimer&#8217;in orta ve son evrelerinde görülür.</p>
<p>Ailelerinin ve arkadaşlarının Alzheimer hastalığının tipik evreleri hakkında bilgi sahibi olması, ilerleyen yıllarda ne tür belirtilerin meydana geleceği konusunda hastalara yardımcı olur. Alzheimer&#8217;in erken/hafif evreleri, öğrenme güçlüğü, organize olamama ve bazen, kişilik değişiklikleri gibi bulgular olarak tanımlanabilir.</p>
<p>İşte Alzheimer&#8217;ın erken belirtilerinden en yaygın olan 10&#8242;u</p>
<p>-Azalan kısa süreli yakın olaylara yönelik hafıza.<br />
- Kendine ait olan eşyaları yanlış ve tuhaf yerlere yerleştirme, değerli eşyaları kaybetme (Çanta ya da cüzdan gibi).<br />
- Doğru kelimeyi bulmada güçlük çekme.<br />
- Muhakemede hata yapma<br />
- Kişinin kendisini olduğu gibi görmemesi ve karakteristik olmayan davranışlar sergilemesi.<br />
- Zihinsel matematik ve para kullanımında zorluk çekme.<br />
- Alışık olmadık yer ve durumlara uyum sağlayamama<br />
- Sosyal ortamların reddedilmesi, içine kapanık bir ruh hali.<br />
- Evde ya da iş yerinde, günlük işler yerine getirilirken zorluk çekme ya da işin normalden daha uzun sürmesi.<br />
- Gitgide artan kızgınlık ya da öfke.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilkben.org/her-unutkanligi-alzheimer-olarak-algilamayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
