Sağlıklı Yaşam Rehberi

Domuz gribi nedir ? Nasıl önlemler alınmalıdır ?

gripDomuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.

Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır.

Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir.

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri;
Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:
Ateş,
Öksürük,
Boğaz ağrısı,
Yaygın vücut ağrısı,
Baş ağrısı,
Üşüme ve
Yorgunluk
gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir. Okumaya Devam! →

Yaşlı babaların çocuklarının zihinsel performansı düşük

yasli-dusuk-zekaABD’de yapılan bir araştırma çocuk yapmak için kariyerlerinde yükselmeyi bekleyenleri üzecek. Queensland Üniversitesi’nin yaptığı ve 33 bin 437 çocukla ilgili verilerin incelendiği araştırmaya göre yaşlı babaların çocuklarının zihinsel performansı düşük oluyor. Araştırmacılar, yaşlı babaların çocuklarındaki bu başarısızlığa, erkeğin yaşlandıkça spermlerinde meydana gelen mutasyonun neden olabileceği, sosyal faktörlerin etkisinin de göz ardı edilmediği kaydedildi.

İlaçlar çocuklara yan etki yapıyor

cocuk-ilac-yan-etkiABD’de ilaç firmaları tarafından yapılan açıklamada tezgah üstü ürünler arasında yer alan soğuk algınlığı ilaçlarının 4 yaşından küçük çocuklarda kullanılmaması önerildi. Baltimore sağlık yetkilisi Dr. Joshua Sharfstein, soğuk algınlığı ilaçlarının çocuklarda işe yaradığını gösteren bilimsel kanıtların bulunmadığını, ancak ciddi yan etkileri ile ilgili kesin kanıtlar bulunduğunu belirtti. Sharfstein, soğuk algınlığı ilaçlarının 4 yaşından küçüklere önerilmemesini ileriye doğru atılan bir adım olarak değerlendirdi

Boşanmalarda temel neden cinsellik

bosanma-cinsellikMarmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuran Kömürcü, Sakarya’da yaptıkları bir araştırmada, kadınların yüzde 15.3’ünün, cinsel yaşamlarındaki sorunlar nedeniyle boşandıklarını tespit ettiklerini bildirdi. Kadınlar tarafından açılan 150 boşanma davasını incelediklerini kaydeden Prof. Dr. Kömürcü, geçimsizlik nedeniyle açılan birçok davanın temel nedeninin cinsel sorunlar olduğunu belirlediklerini söyledi. Prof. Dr. Kömürcü, “Cinsel sorunlar nedeniyle boşananlar, bu konuyu eşleriyle konuşamamışlar’’ dedi.

İlkbaharda alerji yoğunlaşıyor

alerjimevsimibasladiUzmanlar, ilkbahar ayları ile birlikte ortaya çıkacak alerjik hastalıklara karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi. Baharda çiçeklerin açması, ot ve ağaç polenlerinin havaya karışmasıyla birçok kişide alerjik bulgular ortaya çıktığını belirten uzmanlar, bunun da halk arasında “saman nezlesi” olarak bilinen alerjik nezleyle kendisini belli ettiğini söyledi. Uzmanlar, “Bu aylarda yapılacak iş, kişinin neye karşı alerjisi olduğunu belirlemek ve antialerjik tedaviye başlamaktır” dedi.

Nefes darlığının ne şekilde olduğu çok önemli!

nesef-darligi Nefes darlığı; astım, kalp yetmezliği, akciğer kanseri ve bronşit gibi pek çok hastalığın belirtisi olabiliyor. Solunum açlığının yaşandığı saat ve şekil büyük önem taşıyor. Uzmanlar, “Üst solunum yolu hastalıklarında nefes almada problem varken, astım ve müzmin bronşitte soluğu vermede zorluk vardır. Arkasında astım veya kalp yetmezliği bulunabilir. Böbrek ve şeker hastalığı olanlarda ani başlayan nefes darlıkları çok önemlidir” diyerek uyarıyor.

Tırnak batması

tirnak-batmasiDermatoloji Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay; küçük bir sorun olarak başlayan ancak tedavi edilmediğinde, cerrahi müdahaleye kadar gidebilen tırnak batmaları hakkında bilgi verdi’

Tırnak batması neden kaynaklanıyor?

Ayak tırnakları pek çok nedenle batabiliyor. Her yaşta olabilen ağrı, şişlik ve ikincil enfeksiyon gibi tablolara yol açabilen bu durum, en sık ayak birinci parmak tırnaklarında görülüyor. Genetik eğilim, aşırı terleme, terlemeyi artıran faktörler, sentetik, solumayan ayakkabılar, dar ve darbe oluşturan ayakkabılar tırnak batmasının en sık rastlanan nedenleri arasında yer alıyor. Uygunsuz, kadınlarda topuklu ve sivri burunlu, erkeklerde sert ve sivri burunlu ayakkabılar ile yapılan uzun yürüyüşler ve spor, tırnakların yanlış kesilmesi ve pedikür de sık rastlanan nedenler. Tırnakların düz yerine U şeklinde, içe doğru kesilmesi, yan kenarlarının testere şeklinde düzensiz kesilmesi, kısa kesilmesi, tırnak kenarlarının koparılması tırnak batmasına yol açabiliyor…

Nasıl bir tedavi süreci yaşanıyor? Tedavi yöntemleri neler?

Kısa süreli vakalarda, öncelikle bölgesel kurutucular, antibiyotikli kremler, gerektiğinde ağızdan antibiyotik gibi ilaçla tedavi yöntemleri deneniyor. Bazı tırnak mantarı olgularında da tırnakta batma olabiliyor. Bu durum farklı ilaç kullanımı gerektirebiliyor. Bu tedavilerle yanıt alınamadığında, oluşan rahatsızlığın boyutuna göre, kimyasal koterizasyon, elektrokoterizasyon, krioterapi, tırnak yatağı cerrahisi (tırnak yatağı revizyonu, kısmi tırnak cerrahisi) uygulanabiliyor. Uzun süreli vakalarda cerrahi yöntemler öncelikle tercih ediliyor.

Tırnak batması rahatsızlığı olanlar neye dikkat etmeli? Ne yapmalı?

Ayak tırnaklarında batmayı engellemek için, oluşturucu etkenlerden sakınmak, tedavinin temel prensibini oluşturuyor. Tırnak batmasını engellemek için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

Uygun ayakkabı seçimi: Ayağı sıkmayan, darbe oluşturmayan, alçak topuklu, olabildiğince yumuşak, hava döngüsüne izin veren ayakkabılar seçilmeli.
Tırnakların doğru kesilmesi: Tırnak uçları düz, yan kenarlara aşırı girmeden, hafifçe ovalleştirerek kesilmeli. Bu yolla yan kenarların düzensizleşmesine izin verilmemeli. Tırnak kenarları kesinlikle koparılmamalı.
Aşırı terlemeye yol açacak faktörlerden kaçınma: Sentetik olmayan, hava döngüsüne izin veren ayakkabılar seçilmeli. Pamuklu çorap giyilmeli, ayak yıkandıktan ve uzun su içi aktivitelerden sonra iyi kurulanmalı.
Temiz, steril şartlarda pedikür uygulanmalı.
Tırnak çevresinde hafif bir kızarma, hassasiyet olduğunda, basit bir nemlendirici kullanılmalı. Yakınmalar artınca bir deri hastalıkları uzmanı ile görüşülmeli.

Tırnak batması sorunu olanlar hastanelerde hangi bölüme gitmeli? Hangi bölümler bu alanla ilgili?

Öncelikle bir deri hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor. İlk olarak kesin tanının konmasının ardından, gerekli tedavi yöntemi (İlaç ve cerrahi tedaviler) uygulanmalı.

Türkiye`de yaygın bir rahatsızlık mı?

Oldukça sık rastlanılan bir hastalık. Artırıcı etkenlerden uzak durmak ve erken evrede planlanan tedaviler hastayı cerrahi tedavilerden koruyabilir.

Şizofreni tarihe karışacak

sizofreniGülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) yürütülen bir araştırmayla beyinde fazla miktarda salgılanan “agmatin” adlı kimyasalın şizofreniye neden olabileceğinin belirlenmesinin ardından, bu kimyasalın kanda tespitine yönelik çalışmalara başlandı.

Uludağ Üniversitesinde (UÜ) yürütülen çalışmanın başarılı olması halinde, söz konusu yöntemin hastaların tanı ve takibinde yardımcı bir test olarak kullanılabileceği bildirildi.

GATA Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Albay Prof. Dr. Tayfun Uzbay başkanlığında uzman. Dr. Hakan Kayır, uzman. Dr. Murat Yıldırım’ın katılımıyla yürütülen araştırmada da yer alan UÜ Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Göktalay, konuyla ilgili olarak açıklama yaptı.

Doç. Dr. Gökaltay, çok karmaşık bir hastalık olan şizofreninin tamamen tedavisinin mümkün olmadığını belirtti.
Bu rahatsızlığa yakalanan kişilerin gerçeği değerlendirme yetilerinde bozukluklar oluştuğunu vurgulayan Göktalay, hastaların bir takım duygusal bozuklukların yanı sıra hezeyanlar yaşadıklarını söyledi.

Göktalay, “alevlenmelerle seyreden kronik bir hastalık olan şizofreninin” genellikle genç yetişkinlik yıllarında başladığını dile getirerek, “ama maalesef hastalığın bugün için kesin tedavisi yok. Alevlenme dediğimiz dönemleri yatıştırmak ve sonrasında hastaların günlük işlevlerini yerine getirebilmelerine yönelik tedaviler uygulanıyor” dedi.

GATA’da yapılan çalışmayla “agmatin” adlı kimyasalın beyinde fazla salgılanmasının şizofreniye neden olabileceğine yönelik güçlü veriler elde edildiğine dikkati çeken Göktalay, bu çalışmanın devamı olarak UÜ’de, kanda ve beyin omurilik sıvısında “agmatin” tespitine yönelik bir çalışma başlattıklarını ifade etti.

Göktalay, öncelikle şizofreni hastalığının mekanizmasıyla ilgilendiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Şizofreni hastalığının nedenlerinin ortaya konulması ve yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesi son derece önemli. Bununla beraber diğer bir önemli nokta hastalarda tanı ve takip süreçlerine yardımcı olacak laboratuvar testlerinin geliştirilmesidir. Biz de bu bağlamda UÜ olarak GATA ile birlikte kanda ve beyin omurilik sıvısında ‘agmatin’ kimyasalını belirlemeye yönelik bir çalışma başlattık.

Eğer çalışmamız başarıyla sonuçlanırsa, bu yöntem gelecekte hastalarda tanı veya takip için yardımcı test olarak kullanılabilecek.
Anabilim dalımızda beyindeki nörokimyasal maddelerin ölçümüyle ilgili olarak oldukça büyük teknik imkanlara ve deneyime sahibiz. Yeni kurduğumuz deneysel psikofarmakoloji laboratuvarı ile beraber araştırma olanaklarımız daha da genişledi. Bu tür araştırmaların Türkiye’de yapılabiliyor olması ve bu araştırmaların patentinin alınabilmesi çok önemli gelişmelerdir.”

Günde 3 bardak çay felç riskini azaltıyor

cayGünde üç bardak siyah ya da yeşil çayın, felç olasılığını önemli ölçüde azalttığı bildirildi.

California Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı araştırma, çayın, felç ihtimaliyle mücadelede güçlü bir silah olabileceğini ve günde 3 bardak siyah veya yeşil çayın, felç riskini beşte birden fazla, yüzde 21 oranda azalttığını gösterdi.

İngiliz Daily Telegraph gazetesinde yayımlanan araştırmayı yürüten bilim adamları, siyah ve yeşil çayın, içerdikleri hücre koruyucu antioksidanlar nedeniyle benzeri faydalı etkilere sahip olduklarını söyledi.

Çayın bu anlamda vücudu nasıl etkilediği konusunda net bilgiye sahip olmak için daha fazla araştırma yapılması gerektiği belirtilirken, David Geffen Tıp Fakültesi’nde görevli Prof.Dr.Lenore Arab, çayın içindekilerin, damarların hasarını azaltabileceğine inanıldığını ifade etti.

Geçim sıkıntısına bağlı İKTİDARSIZLIK…

cinsel_sorunlarGaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ahmet Erbağcı, Türkiye’de erkeklerin daha çok geçim sıkıntısı ve strese bağlı olarak cinsel sorunlar yaşadığını belirtti’

Türk Androloji Derneği ve Bayer ilaç firması tarafından ‘Erkek Erkeğe Sağlık Konuşuyoruz’ sloganıyla yola çıkan Sağlık TIR’ı İzmir, Denizli, Konya ve Antalya’nın ardından 5′nci durağı Gaziantep’e geldi’

Bir konuşma yapan Doç. Dr. Ahmet Erbağcı, ‘Geçim sıkıntısı ve strese bağlı olarak ortaya çıkan, erkeklerin önemsemediği cinsel sorunlarının altında başka sağlık sorunları yatabilir. 50 bin erkeğe sağlık taramasını hedefliyoruz..’ dedi.

Sağlık TIR’ını ziyaret eden Gaziantepli vatandaşlar sağlık taramasından geçirildi.